İran deyince sanki Farsilerin devleti olduğunu düşünürüz. Gelin bakalım İran’ı ne zaman kim yönetmiş?İran topraklarında Türklerin siyasi varlığı ve yönetimi, İslamiyet öncesine kadar uzanmaktadır. Ancak "Türk" isminin devlet adı olarak veya kesin bir etnik kimlik olarak kayıtlarda yer almasıyla, tarihçiler arasındaki tartışmalar derinleşir.Geriye doğru (günümüzden Milattan Öncesine) İran'da Türk asıllı veya yoğun Türk etkisindeki yönetimlerin kronolojik listesi şöyledir:1. İslamiyet Sonrası Büyük İmparatorluklar ve Hanedanlar (900 - 1925)Bu dönem, tarihçilerin üzerinde tam mutabık kaldığı, İran'ın "Türk bin yılı" olarak adlandırılan dönemdir.
Kaçar Hanedanı (1794 – 1925) İran'ın son Türk hanedanıdır.
Bugünkü İran sınırlarını ve Tahran'ın başkent oluşunu bu döneme borçluyuz.
Avşar Hanedanı (1736 – 1796) Nadir Şah tarafından
kurulmuştur. Hindistan'ı fethederek büyük bir imparatorluk kurmuştur.
Safevi Hanedanı (1501 – 1736) Şah İsmail tarafından
kurulmuştur. İran'ın resmî mezhebini Şiilik olarak belirlemiş ve modern
İran kimliğinin temellerini atmıştır. Saray ve ordu dili Türkçeydi.
Akkoyunlular ve Karakoyunlular
(1374 – 1508) Doğu
Anadolu ve İran'da hüküm süren iki büyük Türkmen devletidir.
Timurlular (1370 – 1507) Emir Timur tarafından kurulan
Türk-Moğol imparatorluğu.
İlhanlılar (1256 – 1335): Cengiz Han'ın torunu Hülagü
Han tarafından kurulmuştur. Zamanla İslamiyet'i kabul edip
Türkleşmişlerdir.
Harezmşahlar (1077 – 1231) Selçukluların halefi olan
büyük bir Türk imparatorluğu.
Büyük Selçuklu İmparatorluğu
(1037 – 1194)
İran'ın tamamına hakim olan ve İslam dünyasında Türk üstünlüğünü başlatan
devlettir.
Gazneliler (963 – 1186) İran'ı yöneten ilk Müslüman
Türk hanedanı kabul edilir.
2. İslamiyet Öncesi ve Geçiş Dönemi (MS 300 - 900)Bu dönemde Türkler daha çok göçebe akınları ve tampon devletler kurarak İran tarihinde rol almışlardır.
Hazar Kağanlığı (630 – 965) Kafkasya ve Kuzey İran
bölgelerinde (Hazar Denizi çevresinde) hakimiyet kurmuşlardır.
Ak Hunlar (Eftalitler) (420 –
557)
Sasanilerle bazen savaşmış, bazen de onlara kral seçmede yardım edecek
kadar iç işlerine karışmışlardır. Ceyhun nehrinin güneyine inerek İran'ın
doğusunu kontrol etmişlerdir.
Kuşan İmparatorluğu (MS 30 –
375)
Kökenleri Orta Asya'daki Yüeçi (Yuezhi) boylarına dayanır. Bazı tarihçiler
tarafından Proto-Türk veya Türk etkisindeki bir halk olarak kabul
edilirler.
3. Milattan Önce (MÖ) DönemiMÖ döneminde "Türk" ismi henüz tarih sahnesine bu isimle çıkmamıştır. Ancak Türklerin ataları veya akraba oldukları kabul edilen Saka-İskit ve Turani halkların İran ile sürekli bir mücadelesi vardır:
Saka-İskitler (MÖ 8. yy – MS 2.
yy): İran'ın
kuzeyinde ve doğusunda büyük bir güç olmuşlardır. Firdevsi'nin Şehname
eserindeki "Turan" ordularının temelini oluştururlar. Saka
hükümdarı Alp Er Tunga (Afrasiyab), İran destanlarında baş düşman
ve güçlü bir hakan olarak geçer.
Lulubiler ve Gutiler (MÖ
2000'ler) Bazı
milliyetçi tarih tezlerinde (özellikle Azerbaycan tarihçiliği) Zagros
dağlarında yaşayan bu halkların Ön-Türk (Proto-Turkic) kökenli olduğu
savunulsa da, bu konu ana akım dünya tarihçiliğinde hala bir tartışma konusudur.
Özetleyecek olursak!İran tarihi aslında İranlılar (Persler) ile Turanlılar (Türklerin ataları) arasındaki bitmek bilmeyen bir rekabetin tarihidir. MÖ 1000'lerden beri bu iki grup toprak kontrolü için savaşmış, ancak MS 1000 yılından itibaren Türkler mutlak siyasi üstünlüğü ele geçirerek İran'ı 1925'e kadar kesintisiz yönetmişlerdir. Günümüze geldiğimizde ise durum şöyledir. Dini Lider (Rehber) Ali Hamaney Babası Azerbaycan Türküdür (Tebriz yakınlarındaki Hamene kasabasındandır). Kendisi de akıcı bir şekilde Türkçe konuşmaktadır.Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Kendisini açıkça bir "Türk" olarak tanımlar. Babası Azerbaycan Türkü, Evinde ve bazı mitinglerinde Türkçe konuşmasıyla bilinir.
Bu durumda Türklerin İran’ı Diyebilir miyiz?